0 507 538 77 15 Ümraniye / İstanbul

Proloterapi

Proloterapi nedir?

Proloterapi zayıflamış, aşınmış, yıpranmış, hasarlanmış, gevşemiş ve gücünü kaybetmiş tendon, ligament ve eklemlere proliferatif (hücre ve doku yenileyici) ve irritan (tahriş edici) olan solüsyonların (dekstroz veya mannitol; her ikisi de doğal şekerden elde edilmiştir, lidokain-lokal anestetik) enjeksiyonu ile bu dokularda proliferasyon (yenilenme, çoğalma) oluşturarak bu dokuların yenilenmesini ve eski gücüne kavuşmasını sağlayan bir tedavi yöntemidir. Enjekte edilen proliferatif solüsyonlar eklemde, tendonların kaslarla birleşme yerlerinde, tendonların ve ligamentlerin kemiklere yapışma yerlerinde enflamasyon (yangı) oluşturarak bu dokuların yenilenmesini ve güçlenmesini sağlar. Bu yangısal (enflamatuar, iltihabi) süreç vücudun iyileştirici mekanizmalarını harekete geçirir. Tendon, ligament ve kıkırdaklarda yenilenme meydana gelir. Bunu takiben eklem, tendon, ligament ve kas ağrıları tedavi edilir.

Proloterapi nasıl bulundu; hangi ülkelerde uygulanmaktadır?

Proloterapi (prolotherapy) 1940‘lı yıllarda Amerikalı doktor Dr George S. Hackett tarafından bulunmuş, daha sonra Dr Hackett ve Dr Hemwall tarafından geliştirilip ilerletilmiş bir tedavi yöntemidir. Yaklaşık 50-60 yıldır başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde başarıyla uygulanan ve yaygın olarak kullanılan bir tedavi yöntemidir. Ülkemizdeki geçmişi 7-8 yıldır.

Proloterapi hangi hastalıkların tedavisinde kullanılır?

Eklem gevşeklikleri ve güç kaybı (laksite)

Tendinit ve ligamentit (Tendon ve ligamentlerde iyileşmeyen kronik ağrılar)

Bursit (eklem ve tendonların kayganlığını sağlayan sıvı üreten organlarda inflamasyon)

Artroz (eklem kireçlenmeleri, aşınma ve eskimeler)

Kas ve tendonların tekrarlayan şişmeler ve ağrılar sonucu işlev yapamadıkları rahatsızlıklar

Baş ağrıları

Bel ağrıları( fıtık, kireçlenme, operasyon sonrası)

Boyun ağrıları (fıtık, kireçlenme, operasyon sonrası)

Sırt ağrıları (fıtık, kireçlenme, operasyon sonrası)

Omurgada, göğüs kafesinde ve kaburgalarda geçmeyen kas ve ligament ağrıları

Topuk dikeni ve plantar fasiit

Ayak bileği, el bileği burkulmaları sonrası geçmeyen ağrılar

Koksigodinia (Kuyruk sokumu ağrısı)

Skolyoz (skolyozda bilinenin aksine ligament inbalansı çok önemli bir sebeptir)

Osteitis pubis

Diz ağrıları (kondromalazi, kireçlenme, menisküs, ligament hasarı)

Tenisçi ve golfçü dirseği (epikondilit)

Morton nöroması.

Spondilolistezis (bel kayması)

Karpal Tünel Sendromu.

Avasküler nekrozlar (kemik dokusunun yetersiz kanlanması nedeniyle nekroze olması)

Donuk omuz.

İmpingement sendromu.

Proloterapi kaç seans uygulanmaktadır?

Kaç seans yapılacağını hastanın ve hastalığının durumu belirler ve birçok faktöre bağlıdır. Hastanın yaşı, kilosu ve hastalığın süresi, hasarın büyüklüğü ve derecesi, diyabet, hipotiroidi, metabolik sendrom, obezite, sigara ve alkol kullanımı gibi ilave problemlerin olması iyileşme süresini uzatır. Çoğu hasta için 4-6 seans yeterlidir, bazı hastalar 1-2 seansta anlamlı düzelmeler gösterirken bazı hastalarda sonuç almak için 8-10 seanslık uygulamalar gerekebilir.

Proloterapi hangi aralıklarla yapılmaktadır ve seans süresi ne kadardır?

Enjeksiyonlar 3-4 haftada bir yapılmaktadır. Fakat doktorunuz tedavinin seyrine göre bu süreyi 2 haftaya kadar kısaltabilir ya da 6-8 haftaya kadar uzatabilir. Seans süresi enjeksiyon yapılacak alanın büyüklüğüyle doğru orantılı olarak artar. Örneğin bel proloterapisiyle dirsek proloterapisi aynı sürede yapılmamaktadır. Her bir senslık uygulama süresi 30-40 dk sürebilir. Bu sürenin sadece küçük bir kısmında enjeksiyonlar yapılır, geri kalan süre enjeksiyon yapılacak yerlerin cerrahi kalemle işaretlenmesi ve enjeksiyondan sonra proloterapinin etkinliğini artırmak için uygulanan sıcak tatbik etme işlemi için kullanılır.

Proloterapide enjeksiyonlar ağrılı mıdır?

Hastaların enjeksiyonlar sırasında hissettikleri ağrı hastanın tamamen ağrı eşiğiyle alakalıdır. Enjeksiyonların ağrısından dolayı tedaviyi yarım bırakan hasta çok nadir olmaktadır. Zaten enjeksiyonlardan korkan bu gibi hastalarda da tedaviyi sürdürmek doğru değildir. Hastalarımızın hemen hemen tamamı tedaviyi iyi tolere eder, tedavi protokollerine uyar ve tedavisini tamamlar.

Proloterapiden sonra ağrım olacak mı? Enjeksiyonlardan sonra dinlenmeli miyim?

Proloterapiden sonra imkanınız varsa ilk 3 gün dinlenin. Böyle bir imkanınız yoksa kendinizi zorlamadan günlük işlerinize devam edebilirsiniz. Enjeksiyonlardan sonra tedavi yapılan bölgeye ilk 3 gün 3-4 saatte bir 15-20 dakika sıcak su torbalarıyla sıcak uygulama yapmanız tedaviden göreceğiniz faydayı artıracaktır. Sıcaklık derecesi yüksek olmalıdır fakat cildinizi yakmamaya da dikkat etmelisiniz. (bu uygulamayı eczanelerden alacağınız termoforu bir havluya sararak yapabilirsiniz)

Daha önce sorunlu eklemimden bir ya da birkaç defa ameliyat oldum proloterapi olabilir miyim?

Sıkıntılı olan ekleminizden (bel, boyun, diz, kalça, omuz vs.) daha önce geçirmiş olduğunuz ameliyat ya da ameliyatlar genelde proloterapi yapılmasına engel değildir. Bu hastaların da büyük kısmı tedaviden fayda görmektedir. Daha önce geçirilmiş cerrahi müdahaleler seans sayısını artırabilir.

Proloterapi enjeksiyonlarında kullanılan ilaç veya solüsyonlar nelerdir?

Proloterapide kesinlikle KORTİZON kullanılmaz. Geçmişte sodyum moruat, fenol, hipertonik salin gibi solüsyonlar kullanılmıştır. Günümüzde hipertonik dextroz ya da mannitol solüsyonları (doğal şekerden elde edilen değişik yoğunluktaki sıvılar) kullanılmaktadır. Bu solüsyonlar kullanılırken hem ağrı şiddetini azaltmak hem de proliferatif etkinliği artırmak için bir miktar lokal anestetikle karıştırılmalıdır.

Proloterapi ile başarı oranı nedir?

Hasta sabırlı olup doktorunun da tavsiyelerine uyduğu takdirde başarı oranı %70-80 dir. Bu başarı oranı bel fıtığı, diz kireçlenmesi vs. gibi kronik, tedavisi zor ve ağır hastalıklar göz önüne alındığında oldukça iyi sayılır.

Proloterapi iyileşmeyi %100 garanti edebilir mi?

Hiçbir tedavide böyle bir garanti yoktur. Çünkü iyileşmeyi etkileyen birçok faktör vardır. Örneğin; kalça, diz protezi ya da bel fıtığı ameliyatından sonra bile %100 iyileşeceğiniz, ağrılarınızın tamamen geçeceği garantisi yoktur, hatta bu tip cerrahi müdahaleler hastanın durumunu daha da kötüleştirebilir. Ayrıca ameliyattan sonra dahi ağrıları geçmeyen hatta artan hastalar vardır. Bu nedenle ameliyat gibi ciddi ve travmatik bir tedaviden önce proloterapi gibi basit, doğal, zararsız ve etkili bir tedavinin kesinlikle denenmesi gerektiğini düşünüyorum. Proloterapi direkt ağrıyı tedavi eden değil, ağrıya sebep olan problemi tedavi ederek ağrıların doğal, kalıcı ve etkili bir şekilde geçmesini ya da azalmasını sağlayan bir tedavi yöntemidir.

Proloterapi gebelerde kullanılabilir mi?

Zorunlu bir hal olmadıkça gebelerde proloterapi yapılması uygun değildir. Doğum sonrası ve emzirme döneminde rahatlıkla yapılabilir.

İltihaplı romatizmalara bağlı ağrılarda proloterapi yapılabilir mi?

Proloterapi iltihaplı romatizma hastalıklarını tedavi eden bir yöntem değildir.İltihaplı romatizma hastalıklarında (ör:Ankilozan Spondilit, Romatoid Artrit) remisyon (sönme) dönemlerinde romatizmanın eklem, tendon ve ligamentlerde meydana getirdiği zayıflığı tedavi etmek , eklemi güçlendirmek ve mekanik kökenli ağrıları azaltmak için uygulanabilir.

Proloterapi diğer tedavilerle kombine edilebilir mi?

Proloterapi diğer bazı tedavi yöntemleriyle kombine edilebilir.Kan dolaşımını artıran her yöntem proloterapinin etkinliğini artırır.Biz kliniğimizde proloterapiyi gerekli gördüğümüz hastalarda İMS (İntramusküler Stimülasyon – Kuru İğne Tedavisi) ve Nöroproloterapi ile kombine ederek kullanıyoruz.

Proloterapinin yan etkileri nelerdir?

Proloterapide sık görülen yan etkiler enjeksiyon bölgesinde ağrının artması (aslında beklediğimiz ve istediğimiz bir durumdur), morluk, şişlik, sertlik, grip benzeri semptomlar, baş ağrısı gibidir. Bu yan etkilerin hastaya bir zararı yoktur ve zamanla kendiliğinden geçer.

Ciddi yan etkiler ise çok nadiren görülür. Bir örnek verecek olursak; A.B.D’ de köklü bir proloterapi kliniği olan Caring Medical verilerine göre uygulama bölgesinde enfeksiyon riski binde bir ile onbinde bir arasındadır, biz kliniğimizde bu riski daha da düşürmek için ek sterilizasyon önlemleri alıyoruz ( steril eldiven kullanmak, izopropil alkole ek olarak betadin kullanmak gibi)

Proloterapinin travmalarda ve ligament zorlanmalarında koruyucu etkisi var mıdır?

Proloterapi ağrılı ve kısmen invazif bir yöntem olduğunda koruyucu tıp uygulamalarında tercih edilmez, ancak daha önce bu yöntemle tedavi edilen hastalarda zaman zaman benzer uygulama yapmak tekrarlayıcı zedelenmeleri önleyebilir.

Proloterapide iyileşme süreci nasıldır?

Proloterapide iyileşme süreci hastanın ve hastalığın durumuna göre değişir.İyileşme sürecini etkileyen faktörler; hastanın yaşı, kilosu, ek hastalığının olup olmaması (Diyabet , hipotiroidi vs.) ,alkol-sigara kullanımı, hastalığın kronikliği-süresi, hastalığının ağırlığı, hastanın vücudunun iyileştirme kapasitesi, tedavi yapılan eklemin büyüklüğü, tedavi yapılan eklemin yük taşıyıp taşımaması gibidir.İlk seans uygulandıktan ortalama 3 hafta sonra klinik düzelme görülmeye başlanır.Bazı hastalarda yukarıda bahsettiğimiz nedenlerden dolayı birkaç seans uygulandıktan sonra iyileşme görülmeye başlanabilir.Proloterapide bazı hastalarda ilk seanslarda ağrılarda zaman zaman artma ve azalma periotları görülebilir, endişelenecek bir durum yoktur.Tedavide başarılı olunduğu taktirde ( Başarı oranı %70-80’dir) ilerleyen seanslarda ağrılar hızla azalacaktır.

PROLOTERAPİ HASTASI OLUP OLMADIĞINIZI GÖSTEREN 10 KRİTER

1)Ağrım var ve bir travma sonrası gelişti.O travmadan beri ağrı duyuyorum.

2)Düşme çarpma olmadı ancak eklemlerimde gittikçe artan bir ağrı var.Yol yürümek ve çömelmekle ağrım artıyor.Eklemlerimden ses geliyor.

3)Çok az ağrım var , ağrı kesici almaya gerek duymuyorum.Ağrımın ilerlemesinden korkuyorum.Dizinde kireçlenme var dediler.

4)Ağrım var ama çok sağlıklıyım başka hiçbir problemim yok.

5)Yaşam standartlarımı düşüren ve hareketlerimi kısıtlayan ağrım ve hareket kısıtlılığım var.

6)Bazı aktiviteler ağrımı artırıyor.

7)Kas spazmları kesinlikle benim ağrımın bir parçasıdır.

8)Ağrımdan kurtulsam başka sorunum yok.

9)EMAR ve grafilerimde hiçbir problem çıkmadı ama ağrım var doktorlar bel fıtığı başlangıcı dediler.

10)Bende bir his ve duyu kusuru yok ,uyuşukluk yok ,ancak ağrım var.

DİYORSANIZ SİZ PROLOTERAPİ HASTASI OLABİLİRSİNİZ.PROLOTERAPİ UYGULAYAN BİR HEKİME GÖRÜNMENİZ FAYDANIZA OLABİLİR.

PROLOTERAPİ OLAN HASTANIN KESİNLİKLE UYMASI GEREKEN KURALLAR NELERDİR?

*Asla NSAI grubu dediğimiz ağrı kesicilerden (apranax, majezik, voltaren, etol, melox vs. gibi) almayınız. Antienflamatuar etkisi olan bu ağrı kesiciler PROLOTERAPİ nin etkisini ortadan kaldırır.Çok ağrınız olursa size reçete edeceğimiz antienflamatuar etkisi olmayan parasetamol grubu ağrı kesiciler (parol, minoset vs. ) ya da tramadol (contramal, zaldiar) alabilirsiniz. Bu konuda bize danışabilirsiniz.

*PROLOTERAPİ uygulandıktan sonra tedavi uygulanan bölgeye ilk 3 gün 3 saatte bir 20 dakika sıcak uygulama yapınız. Bu uygulama PROLOTERAPİ den göreceğiniz faydayı artırır (bunu eczanelerden alacağınız sıcak su torbalarıyla yapabilirsiniz. Şeker hastaları ya da duyuları azalan yaşlı hastalar sıcak uygulama sırasında hissetmediklerinden ciltlerinde yanık oluşabilir, buna dikkat ediniz).

PROLOTERAPİ OLAN HASTANIN UYMASI HALİNDE TEDAVİDEN GÖRECEĞİ FAYDANIN ARTACAĞI DURUMLAR NELER?

*Vereceğimiz egzersizleri mutlaka düzenli yapınız (özellikle germe egzersizleri). Egzersiz yaparken sizde ağrı ve yorgunluk oluşturduğu sınıra kadar yapınız. Vücut dilinizi dinleyin, aşırı zorlamayın.Ciddi ağrınız olduğu zamanlarda egzersiz yapmayın. Egzersiz yaparken oluşabilecek hafif ve geçici ağrılar önemli değildir. Çok ağrınız yoksa hareketsiz kalmayın.

*PROLOTERAPİ sırasında size reçete edeceğimiz gıda takviyelerini almanız tedavinize olumlu katkı sağlar. Bunlar; Glukozamin kompleksi, Tip 2 Kollajen, C vitamini, Omega 3’ tür (bu ürünleri eczanelerden ve güvenilir markalardan alın).

*Kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız kalp doktorunuza danışarak kan sulandırıcı ilacı kestikten 5 gün sonra PROLOTERAPİ olabilirsiniz. Günde alınan 100-150mg Aspirin PROLOTERAPİ yapılmasına engel değildir.

*Günde 2,5-3 litre su için.

*Basit karbonhidratları mümkün olduğunca hayatınızdan çıkarın. (şeker, un ve undan yapılan mamüller ekmek, poğaça, simit, kek, börek, tatlılar vs gibi)

*Mineral, vitamin ve proteinden zengin beslenin. Bol sebze yiyin, sebzeleri özellikle çiğ olarak tüketmeye gayret edin( domates, biber, maydanoz, dereotu, nane, tere, turp, soğan, sarımsak vs). Her gün bol ev yoğurdu tüketin.

*PROLOTERAPİ den sonra ilk 3 gün ağrınız artabilir. Bu vücudunuzun tedaviye yanıt verdiğini gösterir, iyiye işarettir. Bu ağrılar azalarak 10 güne kadar uzayabilir. Unutmayınız ki PROLOTERAPİ direk ağrı kesici bir yöntem değildir, ağrılı bölgedeki hasarı tedavi ederek ağrıların doğal ve kalıcı olarak azalmasını ya da tamamen ortadan kalkmasını sağlayan bir tedavi yöntemidir.

*PROLOTERAPİ de hasta hekim uyumu ve hastanın sabrı (çünkü kısa süreli bir tedavi değildir, ayrıca tedavinin başlarında ağrılarda zaman zaman artma zaman zaman azalma olmaktadır bu PROLOTERAPİ nin doğal seyridir ve bu yüzden sabır gerekmektedir) üst düzeyde olduğu takdirde başarı oranı % 70-80’ lerdedir.

Lütfen gelmeden önce hacamat günlerini öğrenmek ve randevu almak için bizimle iletişime geçiniz. Bu işlem sizin doğru zamanda gelmenizi ve daha az beklemenizi sağlayacaktır. Anlayışınız için teşekkür ederiz. Doktor kontrolünde doğal tedavilerle sağlığınıza kavuşmak için sizi Ümraniye ve Üsküdar'a yakın olan deva doğa tedavi kliniğimize bekliyoruz.